“ben sen olmuşum”

Risaletinden gözlerim akar gider, gönül sevdam
Siyaha bürünen bulutlar seyri seferde
Gidişinden yoksun, kalışında gözlerim kör
İçine düştüğüm bu meçhul ateşlerde
Beni benden sor …

Mavisi hayal denizin
Örtüsü sarmaz bizi bu şehrin
Kumanda eder ordusuna zulmü zalimin
Ölüm çare olmaz, sana ağlayamamak şikayetim

Hangi dağda kurt ölür, bize muaf…!
Sevdan yırtar damarlarımı, adın kanla yazılır,
Ve şefkati öğretir çiçekler baharın yalnızlığında
Mahkum yüreğim gidipte dönmeyenlere
Falezlerde intihar senaryoları yazılır
Hediyesi ettiğin beyaz gömleğimin üzerine

Arkamda rüzgar, önümde etten bir duvar…
Yüreğime ve aklıma empoze ettiğin tutarsızlıklar…
Ben halen hepsinin ötesinde,
Elimin tersini uzatacak incelikte
Tıka kulaklarımı şu yosunlarla… diyebilecek yürekte!
Seni sevmenin feryadındayım,
Algısına yenilsem de bu gerçeklerin,
Saçlarını avuçlamanın umut senaryosu halim
Sana rağmen…

Bu kentin kıyıları bana biçilmiş, denizi yutmaya hevesli,
Bu kentin geceleri sarhoş, bir bana çatar nahoş…!
Duygusundan uyanır elbet, gözlerim kan çanağı,
Solda hicran, solda sen, sol yanım kovan-kovan barut,
Rüyadan döner kelimeler, sayfalarca naat…
“Ya benimsin ya kara toprağın” mı desem ? yahut…!
“ben sana geldim sen yorulma, ferman buyur arşı-aleme
emir diler, yürütme bekler, aşkı-hükümet”

Gel ey sevdam, gel ey seher vakti…
Bir kitabın sıklığında birikmiş duygularım…
Aşkın yaşım olmuş, aşkın adım olmuş…
Beni al sendeki bene, ben sen olmuşum,
Vuslatın saati durmuş.

“beni anla”

Bu kara sevda başımdan aşkın
Dilimden düşmez ki hiç adın
Bir vurgun misali yanar bedenim
Ölüm bile bu kadar acı vermez ki

Nasıl yanar şu bedenim
Nasıl ağlar şu gözlerim
Feryadı yeri göğü inletti
Beni bir anlasan sevgilim

Çekecek dermanım,
Katlanacak gücüm kalmadı
Yokluğun beni benden silip attı
Ne günah işledim ki terk ettin beni
Bu ayrılığa can dayanmaz ki

Nasıl yanar şu bedenim
Nasıl ağlar şu gözlerim
Feryadı yeri göğü inletti
Beni bir anlasan sevgilim

“bi habersin benden”

Bi habersin benden!
Ben ise hala ulaş…

Kimsesiz ve yalnız , sessiz ve sensiz
İçi boş not defterleri elimde
İçi boş hatıralar beynimde
Bir tek yüreğim dolu
O da kim bilir nerede?..

Sayarken sensiz olduğum günleri
Gecesi hiç bitmiyor sabahı hiç görünmüyor
Giden bir kişi kalan bir kişi
Seven ve sevilen ne yazık ki değil belli

Bir parça yokum bi parça üzgünüm
Bir parça , parça parçayım
Bir parça seviyorum bi parça özlüyorum
Bir parça düşünüyorum neyi bilmiyorum
Bir parça sen demek istiyorum

Kalan küllerin ardındaki toz gibi
Ağlayan bulutların tenimdeki ıslaklığı gibi
Bir posta havalen var bende
Kaybolan yüreğimden haberdar mısın?
Güneşin alıp götürdüğü sular gibi

Aç artık üzerime kapattığın kapıları
Demi olsun sevgimizin yaşattığın acı
Elmacığımdaki göz yaşı idi güzelliğin
Dönülmez deme bana bu yollardan
Ulaş olayım ben,
Sende kapıyı açan…

Hatırlamak istiyorum ve hatırlanmak
Hasır altı etme! zordur sensiz yaşamak
Bir tarih yatar yüreği kayıp adam
Bir ömre bedel;
Seni senle yaşamak

“bile bile”

Düşer dalından bir yaprak gibi
Gözlerim yollarına
Şuramı bir heyecan kaplar
Sen çıka geldiğinde
Bu beden titriyor
Sana gelmekten
Korkularım doruğa ulaştı
Sana sevgimi söyleyemeden

Nedensiz bir araya gelir mi hiç duygular
Seni kendimde görmeseydim
Akar mıydı gözümden hiç yaşlar
Öylesi sarmışsın ki bedenimi
Senin olmadığın her yer cehennem sanki

Ah bile-bile yakarım kendimi senin için
Ah göre-göre eriyip giderim sevginden
Ne kadar acı verebilir ki sevdan bana
Sen bana aitsin bende sana

Bazen düğümlenir insanın dili
Duyduğunu gördüğünü bildiğini söyleyemez
Kelimeler yutağa çekilir
Beni sana çeken sende gördüğüm kendim gibi

Nedensiz bir araya gelir mi hiç duygular
Seni kendimde görmeseydim
Akar mıydı gözümden hiç yaşlar
Öylesi sarmışsın ki bedenimi
Senin olmadığın her yer cehennem sanki

Ah bile-bile yakarım kendimi senin için
Ah göre-göre eriyip giderim sevginden
Ne kadar acı verebilir ki sevdan bana
Ben sana aitim sende bana

Ne olur , ne olur bir an dinle beni
Yalansız seviyor gözlerim seni
Bu sokak , bu ağaç , bu kaldırımlar
Onlarda mı yalan , onlarda mı günahkar

Ah bile-bile yakarım kendimi senin için
Ah göre-göre eriyip giderim sevginden
Ne kadar acı verebilir ki sevdan bana
Ben sana aitim sende bana

Gözlerim uyanmaz bu son rüyadan

Sus dilim bir gün olsun sus
tezat işte bu aşk sana tezat

ne ben sana kendimi inandırabildim
nede sen bana…
bir perde at gözlerimin önüne
uykuya dal yavaş yavaş
kan damlar bulutlardan kirpiklerime
hisset ama görme artık bu kahreden acıyı

Yığlır kalır tüm şehir üstüme
bir cümle bile kuramam artık
bedenim dipsiz kör kuyularda
gözlerim uyanmaz bu son rüyadan

Çok direndim..
zaman zaman kendimi yitirdim
sana ait bir parçayı
bir anda bedeninden nasıl sildin
madem ben yokum ben senin için
önce dilim sonra gözlerim sustu
yinede kıyamadım… acıyı hissediyor yüreğim

Yığlır kalır tüm şehir üstüme
bir cümle bile kuramam artık
bedenim dipsiz kör kuyularda
gözlerim uyanmaz bu son rüyadan

Hakettim Ayrılığı / Canlı Cenaze

Ne yeminler ne vaatler söyledi bu dilim
Seni beklemek güya boynumun borcuydu
Nerede kaldı delikanlı söylemler nerede kaldı
Dönüşü olmayan bir yalana sığdırmışım aşkı

Senden öncesi yok derken
Yaşadıklarım bir hayalken
Çok geç anladım
Sen şu kapıdan çekip giderken

Ne kadar sızlasa da kalbim
Bu aşk için sanırım çok müsrifim
Ne olur giderken sakın bakma ardına
Ben canlı bir cenazeyim

Gittin ya sonunda hakettim ayrılığı
Yanlış üstüne yanlışa attım imzamı
Neye kadir ettiysem üzdüm ya hepsini
Hakkımdan ötesini haram kılsın yaradan

Kara Toprak

Ağlamayın sakın dostlar
Mezarımın başında
Yaşam buraya kadarmış
Bu fani dünyada
Ebediyete intikal etti
Ruhum sonunda
Ecelden kaçış yoktur
Allah’ın kitabında

Dünya malı dünyada kalır
Ruhum bedenimden mezarda ayrılır
Ceylan gözlüm sana olan sevdam
Kara toprağa bağlıdır

Derdi ızdırabı
Bir kenara bırakıp
Düşmüşüm Hak yoluna
Sana aşık
Onca yıl tatmışken
Beraber aşkı
Yaşatalım sevgimizi
Mahşere karşı

Dünya malı dünyada kalır
Ruhum bedenimden mezarda ayrılır
Ceylan gözlüm sana olan sevdam
Kara toprağa bağlıdır

uyan

Hani söz vermiştin
Bir daha gitmeyeceğim diye
Nerede kaldı yeminin
Bak ölüyorum yavaş , yavaş

Bu ayrılığa dayanmaz gönlüm
Bu uykuya doğmaz güneş
Sarardı serptiğimiz tohumlar
Bir damla göz yaşına ihtiyacım var

Uyan , uyan atık bebeğim
Uyan uyuyan güzelim
Dağ gibi büyüyor dertlerim
Senin sevgine ihtiyacım var

Benden…

Etme can ses etme

Riya çıkar sen demesende

Dönen dünya mı ? bi bak !

İnkar mı ediyorsun ! sahi kendini ?

Neylesin ki garibim

Çergeye düşmüş dem gösterir galibi

finepix ışıltısı

ihtişam !